ah bu müşteri hizmetlerini arayan kendini beğenmiş pislikler…
başlangıç olarak şunu anlatmak istiyorum.
abonelik bilgilerine ulaşırken isim soruyorum adam arıyo abonelik eşi adın akayıtlı örn olarak sölüyorum ismim fadime diyo ben tekrar soruyorum sizin isminizi öğrenebilir miyim diye fadime dedimya duymuyomusun diyo sonra ben gıcıklık değil mi fadime bey nasıl yardımcı olabilirim diyorum o zamnda hooop hoop ben fadime değilim o karım diyo e o zaman isminizi sorduğumda neden söylemiyorsunuz diye iğneledim ohh canıma değsinnnn:)
Archive for the ‘Genel’ Category
ah bu müşteri hizmetlerini arayan kendini beğenmiş pislikler…
fastfood
Herkese Merhaba ,
Kendimi bildim bileli gıda sektöründe hizmet vermekteyim diğer adıyla fast food.
Bu işe gerçekten severek başladım ama ne yazıkki artık öyle devam etmiyorum anlayışsız müşterilerin tabiki bunda etkisi var.
Uzun yıllar sonra (10 yıl) artık minumum günlük 10 saati(genelde 12 saat) kaldıramıyorum hafta da en az 60 saat …
Bildiğim kadarıyla normal bir insanın günde 8 saattir şimdi düşününce türkiyede çalışanlar insan değilmi yada benim gibi çalışanlar fazla çalışınca mesaide yok 2005 yılında
Sn. Başbakınımız bu konu hakkında bir şeyler yapar gibi oldu sanırım ama bazı patronlar istihdam %30 azalır gibilerinden konuşunca bir şey olmadı tabiki.
Bence istihdam %30 azalmaz %40 artar ki kalifiye adam çoğalır meslek grubları artacağı gibi meslek erbaplarıda çoğalacaktır.
Burdan gerekli kişileri sivil denetim örgütlerine ki varsa gerekli bakanlıklara sesleniyorum lütfen .
Aileme eşime dostuma daha da öenmlisi kendime de vakit ayırmak isityorum.
Lütfen şu fastfood ları çalışma saatlerini sıkı kontrol altında tutalım herkes eşit yaşasın.
Hayattan bıktım artık ya nedir bu çalış çalış… Hırsızlık yapmıyor bişi yapmıyoruz insan gibi çalışmak istiyoruz.
fastfood
Son on yıldır ailemle ne bayram ne iftar hiç bir özel günü ailemle ve sevdiklerimle geçirdiğimi hatırlamıyorum.
Adı resmi tatil ne ek bir ücret alabiliyoruz nede izin çalış babam çalış.
Nere ye gidersen Türkiyede özellikle fast food bu böyle bizimde mesleğimiz ne yapalım.
Kötü bir şey yapmıyoruz. sadece insan gibi çalışmak haftada 45 saat çalışmak istiyoruz.
Haftada en az 60-80 saat arası çalışıp birde üstüne müşteri kapris ve egolarıyla uğraşıyoruz buda ayrı bi konu.
Hem haftada 60 – 80 saat çalış hemde müşterilerle uğraş ne güzel memleket. Artık buna lütfen dur diyelim bunlar çalışanlarında ellerinde…
”MÜŞTERİ HER ZAMAN HAKLIDIR ” saçmalığı
Zaten bizleri canımızdan bezdiren,şu ”MÜŞTERİ HER ZAMAN HAKLIDIR ” saçmalığıdır. Çünkü bu söz bazı suistimal edenler tarafından alışverişe gittiği yerde insanlara istedikleri gibi ve küstahça davranma cüretini vermektedir. Müşteri bir alışveriş yerinden para ödeyerek mal almış olan kişiye denir.Kişi bir mal alıp para ödeyinceye kadar müşteri değildir,ancak ve ancak para ödedikten sonra müşteri sıfatını kazanır.Para ödeyene kadar sadece ve sadece amacı henüz belli olmayan kimliği meçhul bir şahıstır.Çünkü niyeti henüz belli değildir.Ve ancak ve ancak bir firmaya kazandırdığı para kadar haklıdır ve değer görür.3 kuruş para kazandırıp da,80 kuruş para kazandıran müşterilerin yapmadığı kadar kapris ve eziyet etmeye ve şımarıklık yapmaya kimsenin hakkı olmadığı gibi hiç kimsenin haddine de değildir. Çünkü alışveriş yapılan yerlerde insan değil,mal satılmaktadır,Dolayısı ile insanlar alışverişe çıkarken ceplerindeki para ile insanları satın alamayacaklarını da bilmeli ve bir ürün ve hizmet talep ederken bunu gözönünde bulundurarak hal ve hareketlerine çok dikkat etmelidirler.Peki;Cebinde 3 kuruş para olmadığı halde sırf yanındaki bayana hava olsun diye sanki alacakmış gibi,10.000 TL’lik ürünü sorup bizleri boşu boşuna meşgul edenleri,Bizlerden dakikalarca bilgi alıp sonra şimdi geliyorum diye gidip aynı ürünü 3 kuruş daha ucuza bulduğu yerden alıp bizleri 3 kuruşa satanları,Aslında koskoca bir hiç olduğu halde,’’sen benim kim olduğumu biliyormusun”? diyerek kendi egolarını tatmin eden zavallıları,Seninle muhatap olmam,buranın yetkilisi kim diyen zevzekleri,Kendisini piknikte zannederek mağazaya elinde yiyecek ve içecek maddesi ile giren sonradan görme pisboğazları,Telefonda adını söylemeye tenezzül etmeyip,’’sen bana adını soyadını ver bakayım” diyen küstahları,Mağazaya güneş gözlüğü ile girip bizimle yüzümüze bakmadan ve yüzünü saklayarak aklı sıra bizlerle muhatap olmak istemeyen şahsiyetsizleri,Cebindeki 3 kuruş para ile mağazayı ve çalışanların şahsiyet,karakter,onur,izzetinefis ve haysiyetlerini satın alabileceğini zannedenleri,Yurtdışında gördüğü şımarıklık,ukalalık ve değer yargılarını doğru olarak benimseyip bizlere dayatan yabancı hayranı ve yalakası, ne olduğuna henüz karar verememiş, iki arada bir derede kalmış benliksiz şahısları,Basit bir ürünü sormak için mağazaya sürü halinde girenleri,Şımarıklıkları ses tonlarından belli olan ve konuşurken dövercesine bağıra bağıra konuşan mahlukları,Başka yerden aldığı ürün ile ilgili problem olduğunda parayı verip malı aldığı mağazaya gitmek yerine,aynı malı satıyorlar diye alakasız bir mağazaya hem de yoğunluğun tam ortasında girip hizmet isteyenleri,Mağaza sahibini tanıyor olmanın verdiği şımarıklıkla, çalışanlara köpek muamelesi yapanları, Konuşurken ağzından lağım gibi pis kokular gelenleri,Tüketici Hakları Kanununu işine geldiği gibi anlayıp yorumlayarak mağaza içerisinde abuk subuk konuşup saçmalayanları, Bunların bir kısmını ya da tamamını müşteri görünümü altında gelip mağaza çalışanlarını demoralize ederek firmaya zarar vermek isteyen rakip firma ajanlarını biz kime şikayet edeceğiz.
mng kölesi yazıyor
ben bir mng kargo çalışanıyım daha dogrusu MNG KÖLESİ mng kargo çalışma saatleri sabah 08:30 akşam ??:?? - 20:00 - 21:00 - 22:00
tamam çalışmaya ihtiyacımız var ondan dolayı fazla ses çıkaramıyoruz YOKSA HEMEN İŞTEN ÇIKARILIRIZ TAZMİNATSIZ yani paraya ihtiyacımız oldugu için
MECBURUZ ama bukadarıda insafsızlık HERGÜN 3-4 SAAT MESAİ YAPIYORUZ MESAİ PARASI YOK HAFTA SONU FAZLANIN FAZLASI MESAİ YAPIYORUZ GENE MESAİ PARASI YOK ihtiyacımız varya mecburuzya calışmaya ailemize bile vakit ayıramıyoruz bırakın sosyal bir hayatı günde 12 saat çalışma haftada 6 gün 70 SAATTEN FAZLA YAPIYOR hadi biz bile bile çalışıyoruz çünkü ihtiyacımız var ne yaparlarsa yapsınlar sesimiz cıkmıyor
Devlette hükümette umursamıyor yada illaki siz şikayet edin biz öle bakarız diyor
şikayetçi olursak işten kovulacaz hakkımızı hukuki yollardan aramaya kalksak kazanan yok MNG bu konuda uzmanlaşmış hemen hakkında bi tutanak ve seni gözünün yaşına bakmadan karalar buraya kadar bunlar kabul tamam dava açamıyoruz hakkımızı arayamıyoruz
şimdi asıl konu bu kadar çok çalışmaya 850tl para veriyorlar ama …………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….
eger bizim maaşımızın hepsi bankaya yatsa MNG İÇİN daha iyi olur ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….
bu yazdıklarım bir isyan bir haykırıştı belki yayınlanmıyacak bile ama en azından düşüncelerimi yazabiliyorum.
ruslardan nefret ediyorum…
Bir otelde housekeeper olarak çalışmaktayım.
Bugün başıma sınırı aşan bişey geldi..
Odaya gittiğimzde giysi dolabının içinde müşterinin dışkısını gördük. ve o da yetmemiş gibi her tarafa kusmuş..
Bu bi rus çocuğu ve gitmeden 1 gün önce yapıyor.kasten ve bilerek yapıldığı çok belli bu sadece bize değil bütün türk halkına yapılmış bi hakarettirr..
ADMİN NOTU:RUSYA YA GİDERSEM İNAN AYNISINI HATTA BİRAZ DAHA FAZLASINI YAPACAĞIMA SÖZ VERİYORUM !
triko atölyeleri ölüm döşeğinde;
Türkiyenin özellikle triko imalatcılarına ihracatcılarına sesleniyorum.triko fason atölyeler sizin uşağınız köleniz değil şunu bilinki bunlarda ticaret yapıyor .sizin sevretinize sevret katmak için 3 kuruşa mal dikmek için atölyeler çalışmıyor.3 kuruşa diktirisiniz mağazanızda %200 karla satarsınız sonra kanpanya yaptık deyip % 70 indirim yapıp vatandaşı aldatırsınız.laleli piyasasına çalışan firmaların %90 vergi kaçırıyor nerde bu maliye ancak ufak esnafın peşinde koşuyor bunlarada plaket veriyor.fason atölyeler bitmiş ölüm döşeğinde herkesin milyarca borcu var çaresizlikten çırpınıyor ama duyan yok.firmalar maliyet yaparken işletme giderini ve imalat giderini hesaplıyor sonra % kar marjını koyuyor öyle yapıyor imalatı atölyeye gelince iki ekmek parasına iş yaptırıyor.Artık yeter.TRİKO SANAYİCİLER DERNEĞİ TRİSAD sadece imalatcıların,ve çakalların yanında olmasın bu sömürülmeye köleliğe müdahale etsin.birgün mutlaka trisad’a karşılık trifad’ı kuracağız.
Bilgisayar hikayeleri
1. Compaq “Press any key” komutunu “Press return key” şekline dönüştürmeyi düşünüyor. Neden? “Any” tusu nerede sorusuna cevap vermekten bayginlik gelmiş.
2. Bir müşteri, üzerinde “toz koruyucu” olduğunda fareyi kullanmakta güçlük çektiğinden dert yanmış. Toz koruyucu dediğinin farenin plastik paketi olduğu ortaya çıkmış.
3. Disklerinin hatalı olduğunu savunan müşteriye “diskleri satıcıya yollayın” denmiş. Satıcının eline geçen mektuptan disklerin fotokopileri çıkmış.
4. Dell sirketinin bir müsterisi bilgisayarinin faks çekememesinden sikayet etmis. 40 dakikalik bir telefon görüsmesi sonucunda adamin kagidi monitöre dayayip “Gönder” tusuna bastigi ortaya çikmis.
5. Bir IBM müsterisi dökümani yaziciya aktaramadigindan sikayet etmis. “Bilgisayar yaziciyi görüyor mu?” sorusuna karsilik “Ekrani yaziciya dogru çevirdim ama hala görmüyor” cevabini vermis.
6. Yeni aldigim bilgisayar çalismiyor diye Dell firmasini arayan kadin sürekli “Ayak pedalina basiyorum basiyorum makinadan hiç ses gelmiyor” demis. Ayak pedali dediginin fare oldugu ortaya çikmis.
7. Novell Netware’in ünlü hikayesi: NetWare: Buyrun SysOp. Adam: Bilgisayarin kahve tasiyicisi kirildi. Garanti kapsamindayim, ne yapmam lazim? Netware: Kahve tasiyici mi? Adam: Evet bilgisayarin önündeki! Netware: Pardon anlamakta güçlük sekiyorum. Bu kahve tasiyiciyi nereden aldiniz. Promosyon falan mi? Üzerinde bir marka var mi? Adam: Bilgisayarla birlikte geldi. Promosyon olup olmadigini bilmiyorum. Üzerinde 24X yaziyor. **(Bahsedilen cihaz CD player olur, 24X herkes için çok sey ifade etmeyebilir diye…)
8. Bir IBM müsterisi:” Ilk disketi sürdüm. Ikincisini sürerken çok zorlandim. Üçüncüsü asla içeri girmiyor.”
gorsel felaketi
ben hizmet sektörünün en kötüsü sayılabılecek fast foodda calışıyorum yaz aylarında okadar ceşit yetmiyormus gıbı kuplar cıkıyo basımıza hafta sonları o kadar yogun oluyoruzki özenmek bıraz zor oluyo hele bıde mazemelerı aksama kadar yetıstırmek cok daha zor ne kadar cok alırsak alalım belli bi saatten sonra kalmıyorlar herneyse adamın bırı menüden beyenmis siparısını vermiş buraya kadar hersey normal ama cilek vaktı gecmıs ama görselde dondurma cilekle süslenmiş siparısını elde mevcut meyvelerle olması gerektıgı gıbı hazırladım aradan 2 dk gectı bu olmamıs dıyerek servıs elemanım gerı getırdı ve yenısını ıstedı bu boyle tam 5 kere tekrarlandı tezgahta adıstonlar yıgılı hepsı hazırlanmayı beklıyo ama ben o koca kafalının kupunu yapmak pasamı memnun etmek ıcın ugrasıyorum en sonunda o kadar sinirlendımkı adamın gözünün ıcıne bakarak küfür etmek ıstedım ama ne mümkün bunu yapabılmek sonundaben yapmıyorum lanet gelsin onun verecegı paraya dıyıp dondurmayı bardagıyla cöpe attım adam bunu gördü ve artık ıstemıyorum madem yapamıyorsunuz neden görseli böyle dıye bagırıp cagırıp gıttı sonradan anladık adam cilek istiyormus ebe kardesım görselin altınta yazıyo aynısı olmayabılır dıye orda o adamı öldüre bilirdim ama allahtan patronlar vardı yoksa neyse bızlerde müsterıyız acaba bızdemı boyleyız dıye dusunuyorum bazen
Haksızlik degil mi ?
Yemek sektöründe çalışıyordum.Çok meşhur bir fastfoodcuda.2 dakika beklettiğim için onca hakaret yemem yetmezmiş gibi işimden oldum.Mail atmış şikayet etmiş beni , açıkcası üstten torpilli bir adam.Telefonla onla bunla işimden etti beni.ben hem okuyorum , hem çalışıyorum.Haksızlık değil mi sizcede.bir türlü olanları sindiremiyorum
Tasarım grafik hikayeleri
Bir perakende calisani Gunde 12 saat calisir !
Bu ülkede çalışma ve sosyal güvenlik bakanı ve tüm bakanlık çalışanları ne iş yapıyoruzki aybaşında bize maaş veriyorlar sorusunu her aybaşı kendilerine sorsun lütfen.
Çünki onlar bizim sektörlerimizde ne kadar saat(Beş kuruş almadan) fazla mesai yapıldığını ortaya çıkartsalar,patronlar mecburen istihdam edilen insan sayısını üçte bir oranında arttırırlar.
O zaman ne olur biliyormusununuz 12′şer saatten iki vardiya çalışan perakende çalışanları günde 8 saat çalışır-8 saat uyur-8 saat de ailesi ile insanca yaşar.Belki bir bayram ve ya bir yılbaşını evinde kutlar.
Bilmeyenler için önemli not:Bir perakende çalışanı Günde 12 saat çalışır ve haftada sadece 1 gün izin kullanır.(Haftada 72 saat size uyarmı bu istem?)
Saygılarımla.
HİÇMİ YOK?
BİZ MARKET ÇALIŞANLARI İÇİN YOK CEVABI MÜŞTERİ TARAFINDAN HİÇBİRZAMAN ANLAŞILMAZ.
ÇOK İYİ İNDİRİM YAPILAN ÜRÜN KISA ZAMANDA TÜKENİR,,
MÜŞTERİ GELİP SORAR,ŞU İNDİRİMDEKİ PİRİNÇTEN VARMI?
-YOK HANIMEFENDİ.
-HİÇ Mİ YOK?
YOK KELİMESİ HER SEKTÖRDE SIFIR,HİÇLİK,KALMADI VB. TÜM ANLAMLARA GELİR.
AMA MARKET SEKTÖRÜNDEYOK CEVABININ ERTESİNDE GELEN STANDART SORU,HİÇ Mİ YOK?
SABIR ALLAHIM,SABIR…
haftada 45 saat mi? Oda ne :)
Arkadaşlar mağazacılık sektöründe haftada 45 saat çalışanınız parmak kaldırsın.Yok değil mi nasıl olacak ki hepimiz 54-60 saat çalışıyoruz ama nafile yine yaranamıyoruz ne kadar vahim değil mi? Müşteriler ayrı bir stres işveren ayrı aldığımız para apayrı
bunları yazıyorum çünkü bir şekilde dile getirmek insanlarla paylaşmak istiyorum evet mesai arkadaşlarımla paylaşıyorum ama yeterli olmuyor ben işimi çok seviyorum ama haksızlık beni deli ediyor bazı arkadaşların yorumlarını okudum gerçekten de yaşadığımız o kadar çok olay var ki hangisini anlatacağını şaşırıyor insan ama arkadaşlar bu site gerçekten de tam bana göre bu daha ilk yazım ama bundan sonra daha çok yazım olacak diye düşünüyorum herkese allah kolaylık versin sabır bu sektörde çok önemli bir erdem arkadaşlar unutmayalım
saygılar…
PB NW
YINE DAHA EVVELDE DE BURADA YAZDIĞIM GIBI (2003-2007) 4.5 SENEMI ÇALIŞARAK DİDİNEREK GEÇİRDİĞİM O GÜNLERE DÖNELİM. MANTO ITHAL. ARMANI MANTO STANDARTLARINDA OLDUĞUNU BILHASSA BELIRTIYORUZ. SATIŞLARIMIZ ÜZERİNDEN PRİM ALIYORUZ. ÖRNEĞİN; AYLIK TEK BAŞINA 20000 LİRALIK CİRO YAPTIN %0.5 EĞER 30000E GRAMI GRAMINA ULAŞIRSAN %1 TUT Kİ 35000 YAPTIN %1.5 VS.. DIYE BU GIDIYOR. CÜZİ MAAŞ + PRİM SİSTEMİ. YOL YEMEK YOK. ÇARESİZLİK İŞTE. ADINI HEPİNİZİNDE TAHMIN ETTİĞİ VE BİLDİĞİ GİBİ BU İŞ YERINDE 10-11-12 SAAT AYAKTA ZERRE OTURMADAN ÇALIŞTIĞIMIZ, SABAHLARI 2-3 SAAT ELLERİMİZDE TEMİZLİK BEZLERI, MOB, VITRIN TOZLARI, METAL SPREYLERİ, BUNLARDAN VAKİT KALIRSA AÇLIKTAN ÖLMEDİYSEK İLAÇ KULLANIYORUM DA DIYEBILDIYSEK 15 DK. ÇAY POĞAÇA MOLASI. ORUCUMUZU EN AZ 1 SAAT GEÇTİKTEN SONRA AÇTIĞIMIZ, DAHA DA ANLATSAM ROMAN OLACAK BU İŞ YERINDE HERGUN BİRŞEYLER ÇALINIRDI. ALARMIN GIRDİĞİ DELİK NEDIR ALLAH AŞKINA, KES AT EVDE YAMA YAP. YOK O İPEK DELMEYELIM. YOK DİKİŞ YERLERİNE DENK GETIRIP TAKALIM. IYI DE SEN ALARMI DIKIŞE TAKARSAN O İPE BIR TIRNAK GEÇİREN DİKİŞLERİ PATLATIR VE ALARMDA KENDİLİĞİNDE DÜŞER. KUMAŞTA ZEDELENMEZ. GIT AÇILAN YERI DIKTIR. 2 MILYARLIK MANTOLAR 300 LIRALIK CEKETLER 70 LIRALIK KEMERLER 150 LIRALIK ETEKLER ÇALINIRDI. AY SONLARINDA HESAP ÇIKARILIR KİŞİ BAŞI EŞİT OLARAK BÖLÜNÜRDÜ. ŞİMDİ DIYECEKSINIZ E DİKKAT EDIN SIZDE. ADAMLAR RESMEN ÇALINSIN DIYE FIKİR GELİŞTİRMİŞLER. KAPIDA GUVENLIK YOK. İÇERİDE KAMERA YOK. HIRSIZLAR ZATEN KABINLERDE GÖTÜRÜYORLAR GÖREMİYORUZ Kİ. ALIN TERİMİZ MAAŞLARIMIZI, HIRSIZLARIN ÇALDIKLARINI ÖDEMEK İÇİN KAZANIRDIK. BIR YETIM OLARAK HAKLARIMI HİÇBİR ZAMAN HELAL ETMEYECEĞİM. NE ONLARA NE HIRSIZLARA.
ilginç bir telefon görüşmesi
Urfadan bize kargo yollayan müşteri arayıp ulaştı bilgisi istedi ne zaman yolladınız diye sorduğumda da az önce dedi!!ulaşmadı diyincede nasıl olur dedi!! kargo olayını ne sandı acaba?
BÖYLE BİR İNSAN PARDON H.YV.N GÖRDÜNÜZ MÜ?
BU YAZIYI OKUDUĞUNUZ ZAMAN BU MÜŞTERİNİN İNSANLIĞI KONUSUNDA NE DÜŞÜNDÜĞÜNÜZÜ ÇOK MERAK EDİYORUM…..
2 AY ÖNCE İŞE YENİ BİR ARKADAŞ BAŞLADI.. İŞE BAŞLADIKTAN 2 GÜN SONRA KONUSU OLAN MÜŞTERİYE 1 AD AYYAKKABI SATAR..YENİ SATTIGI AYAKKABIYI MÜŞTERİ GİYER VE MÜŞTERİNİN ESKI AYAKKABISINI PAKETLEMEK ÜZERE KASANIN ARKASINA GÖTÜRÜRÜR…
O SIRADA KASADA BAŞKA BİR MÜŞTERİNİN PAKETLENMİŞ AYAKKABISIYLA KARIŞIR.VE O MÜŞTERİYE ESKİ AYKKABISI YERİNE 40 NUMARA SIFIR BİR YAKKABI VERİLİR..
ERTESİ GÜN SABAH SAATLERDE MÜŞTERİ MAGAZAYA GELDİ.DURUMU ANLATTI BENDE O ARKADASIN ÖGLEDEN SONRA GELECEGINI SOYLEYIP,TEL NUMARASINI ALDIM VE GÖNDERDIM…ARKADAŞ GELDİ VE ARAMALARIMIZA RAĞMEN AYAKKABIYI BULMADAIK..BEN MÜŞTERİYİ ARAYIP UYGUN BİR DİLLE AYAKKABININ BULUNAMADIGINI BEN ONA MAGAZADAN İSTEDIGI FIYATTA BEGENDIGI BIR AYAKKABIYI ÜCRETSİZ VERECEGİMİ SÖYLEDİM..ODA BANA AYKKABIYI KEMAL TANCA’DAN 1 HAFTA ÖNCE 240 LİRAYA ALDIGINI ÜSTUNE BASA BASA DEFALARACA SÖYLEDİ..
BURAYI IYI DINLEYIN AYAKKABIYI 240 LİRAYA 1 HAFTA ÖNCE ALMIŞ AMA BENİM TATLI DILIM YUZUNDE SADECE 1 AYAKKABI ALACAGINI SÖYLEDİ..240 PARASINI İSTEMEMİŞ NE LUTUFKİ.. AKŞAM ÜZERİ YOGUNLUGUN YAŞANDIGI BİR SAAATTE İÇERİYE BERABERINDE 4 ARKADASIYLA POLAT ALEMDAR AMCA OGLUM, SEDAT PEKERDE KARDEŞIM HESABIYLA YURUYEN 4 ARKADASIYLA GELDİLER..
YOGUNLUK OLDUGUNDAN DOLAYI KASA VE MÜŞTERIYLE UGRASIRKEN ONA İSTEGI AYAKKABIYI SECMESINI SOYLEDIM VE SORUMLU ARKADASI YANLARINA VERDIM..ARADAN 10 DAKIKA GEÇTIKI BENI ÇAGIRDILAR
AYNEN BU ŞEKİL’YAW MÜDÜR BAHASIN BENNİM AYYAGGABIM 240 LRAYDI AMA BUNLAR 89 LİRA..BEN 4 AYYAHGABI ALACAGIM FARGINI NEYSE VERİRİİRM BEN’BEN BU CÜMLE KARSINIDA DONDUM KALDIM.ONA BANA TELEFONDA ÖYLE DEMEDIGIMI SÖYLEDIM ODA ORTALIGIN KALABALIGINI FIRSAT BILEREK HAFIFTEN BAĞIRMAYA BAŞLADI.TABİ DİKKATLERINI ÜZERINE ÇEKMEYE BAŞLAYINCA DAHA BI HAVALANARAK “SUC SİZİN GARDAŞIM HERALDE HATASINIDA SİZ ÖDEYECEHSINIZ’DEMEYE “BASLADI..
HATALI ARKADAS KAŞ GÖZ İŞARETİYLE BOŞ VER MANASINDA İMA YAPARAK OLAYI YATISTIRMAYA ÇALISTI..BEN O ARA TAM MUDUR YRDMCISI ADAYI OLARAK GÖREV YAPIYORDUM O ANADA SORUN ÇIKARMANIN IYI OLMUYACAGINA KARAR VEREREK NE ALIRSANIZN ALIN DEDIM….
KASAYA ÖDEME YAPMAYA GELDİKLERİNDE AYAKKABLARI PAKETLERKEN BILDIGIM BUTUN DUALARI SABRIMIN SINIRLARINI GENISLETSIN DIYE OKUYORUM..O AN DA AKLIMA SEN BU AYYAKKABIYI 1 HAFTA ÖNCE ALDIN DEĞİL MI DEDIM.. EVET DEDI..
GEL KEMAL TANCADAN AYNI AYAKKBIYI SANA ALIM DEDIM..ODA BANA KEKELEMEYE BASLAYARAK AYAKKABININ HEDIYE OLDUGUNU SOYLEDI,OLSUN HEDIYE ALAN KİŞNİN ADIYLA FATURAYA ULAŞIP VE ARDINDAN KODUNU BULUP AYAKKABIYI TEMIN EDECEGIMI SOLEDIM..
TABI YALAN ORTAYA ÇIKINCA KEM KUM ETMEYE SALAKCA YALANLAR SOYLEMEYE BASLADI.YOK HEDIYE ALAN ADAMIN ADINI BILMIYORUM,YOK ÇOK SAMIMI ARKADASIM AYIP OLUR FALAN FILAN..ARKADASLARA PAKETLEYIN SUNLARIN AYAKKABILARINI DIYIP ARKAYA KOŞTUM….
TABI BEN İPTAL OLMUSUM ELİM AYAGIM TITRER BI SEKILDE BAŞLADIM AĞLAMAYA..3 YASINDA BİR COCUK SAHIBIYIM,HAYATIM BOYUNCA BABAMA BILE EYVALLAH DEMEMIŞİM,12 AY GUNEYDOGUDA ASKERLIK YAPTIM BİR ALLAHIN KULUNA BÖYLE EZİLMEDİM..BUNLAR TEKER TEKER AKLIMA GELİYO..NEYSE VARDIR BI SUCUMUZ DEDIM..SAKINLESTIKTEN SONRA KEMAL TANCAYA GİDİP ADAMIN ADI VE SOY ADIYLA ALIŞVERIS YAPTIGI FATURAYI ÇIKARRTTIM VE FATURA TUTARI 89 LİRA EVET 89 LİRA …ERTESI GUN AYAKKABI BASKA BIR MUSTERIDEN ÇIKTI ÖZÜR DİLEDIK DEGISIMI YAPTIK.
SIRA İKİNCİ ŞOKTA,,KAYBOLAN ESKI AYAKKABI NORMAL BIR PIYASA AYAKKABISI……YANI 20-30 LIRALIK BIR AYAKKABI..TABI HEMEN ADAMI ARADIM AYAKKABILARI KULLANMAMASINI SOYLEDIM AYAKKABISINI YARIN GETIRECEGIMI SÖYLEDIM ODA BOZUK BIR SESLE HEE OYLEMI FALAN DEDİ…
ERTESI GUN GALERISINE GİTTİM KENDİ YOKMUS OĞLU VARDI.TAM DONDUM GIDIYODUM GERİ DÖNDÜM OĞLUNA’BU AYAKKABILAR BABANIN MI DEDIM ODA EVET DEDI…
(ADAM ÇUNKU KEMAL TANCA DEYIP DURUYOR AMA AYAKKABI TANCA DEGİL)..AKŞAM OLDU BENI ARADI OFISTE OLDUGUNU GELEBILCEGIMI SOLEDI..YANINA GITTIM HOŞGELMİSSEN MÜDÜR FALAN, AYAKKABIYI ADAMA GÖZTERDIM’YAW BU BENIM AYYAHGABIM DEGILKI’DEMEYE BASLADI..TABI BEN HAZIRLIKLIYIM..
TANCAMIYDI SENIN AYAKKABIN?-EVET-OZAMAN TANCANIN AYAKKABISI 89 LIRA SEN ALMISSIN…
(FATURAYI ÖNUNE KOYDUM)BENIM ADIMA DEGIL O FATURA
-YAW O BANA HEDIYEYDI
-PEKI HEDIYENIN FIYATINI NASIL BILIYON
-İLK ALDIGINDA KÜÇÜKTÜ DEĞİŞİME GİTTİM
-FATURAYLA YANI
-EVET
-E HANI FATURAN YOKTU KIMIN ALDIGINI BILMIYODUN
-AMA BU AYAKKABI BENIM DEGIL
-OGLUNUZ BU ARKADAS DEMİ
-EVET OGLUM
-AMA BU AYAKKABINI SİZE AİT OLDUGUNU TEYIT ETTI SABAH
-ÖLEMİDİR OĞLİM.BENIMMI BU AYYHGABİ
-ŞEY BABA BEN SENİN SANDIM
-VAY DAVAR SEN NE ANLARSINKİ SEN DAHA GALERIDEKI ARABALARI TANIMIYOSUN “FALAN BASLADI OĞLUNA SAYMAYA
-OĞLUNUZA KIZMAYA GEREK YOK MAGAZADAKI KAMERADA BU AYYAKABININ SİZİN AYAGINIZDAN CIKTIGINI GÖRDÜM İZLETEBILIRIM İSTERSEN(YANLIZ MAGAZADA KAMERA FALAN YOK)
-BAH GARDASIM BU BENIM AYYAHGABIM DEGIL AMA MADEM PARAYI O SATIS ELEMNINDAN KESECEN BEN VERIM PARAYI INSANLIK BENDE KALSIN…DER VE 1 AYAKKABI HARIÇ 3 NUN PARASINI ALIP DÖNDÜMM…
EGER BEN O AYAKKABILARI O ADAMA YEDİRSEYDIM INANINKİ KAFAYI YERDIM..
İTE KÖPEGE EKMEGIMIZ UGRUNA SES ÇIKARMADIK DIYE SALAKDA OLACAGIMIZ MANASINADA GELMEZ…
PEKI SORARIM SIZE ARKADASLAR…
BÖYLE BİR MÜŞTERİYE NE SIFAT VERMEK LAZIM ??
4 AYAKKABIYA TAMAH EDEN, AİLESINE HARAM YEDIREN BU ,
ADAMA GELIN SİZ SÖYLEYIN NE SÖYLECEKSENIZ……
En absürd telefon görüşmeleri
Otele rezervasyon yaptırırken,doğal olarak kalacakları yer ile ilgili her türlü ayrıntıyı bilmek isterler.Yıllar önce rezervasyon yaptırmak için arayan bir bayan müşteriye sorularının cevabı olarak otelden denize iniş olduğunu ,indikleri yerde bir plaj bulunduğunu söylediğimde bana ” Kaç metre yüksekte?” diye sordu ki bu normal bir soru fakat “yaklaşık 20 metre ” cevabını beğenmeyip “Bana tam santimi santimine söyle ” deyince bir an duraklayıp “en son GPRS ile ölçütüğümüzde 21 metre 43 santim di efendim” cevabını verdim.Ve kendimle gurur duydum “vay be hazır cevap böyle olunur”diye.
Ne yazık ki bir sonraki soruyla müşteri beni dumura uğrattı ve bütün havamı aldı.
-Plaj çakıllı mı kumlu mu?
-Çakıllı bir plaj efendim.
-Çakılların çapı kaç santim?
-Efendim??
-Çakılların çapı diyorum kaçar santim??
-??!! ..Bilmiyorum efendim.
Dedim ve bayan telefonu kapattı.Hemen plaja inip çakılları ölçtüm:) Tekrar arar diye bekledim ama aramadı.Bir daha da çakıl çapı soran olmadı.O gün en az 30 tane sorusuna ,yaklaşık 45 dakika cevap verdim en sonuncuda takıldım.Bu yazıyı okuyorsa çakıllar 2 cm ile 4 cm arasında değişen çaplarda
Oda olmadığına eminmisin?
En sinir bozucu müşteri ,oda olmadığına inanmayan müşteridir.Buradan onlara seslenmek istiyorum.Oda olsa vermezmiyim ben salak mıyım da oteli zarara uğratayım.Patronla konuşsanız ne değişecek, sizin için kat mı çıkaracak ya da mevcut müşterilerden birini mi kovacak.
Bu tip müşterilerden en acayibi “malesef o tarihte doluyuz” dendikten sonra konuşmaya şöyle devam etti;
-Geçen sene sizde kalmıştı “falanca” patronunuzun yakın arkadaşı o tavsiye etti.
-Anlıyorum,lütfen selamlarımızı iletin..
-Yani şimdi hiç oda yok mu o tarihte??
-Malesef , isterseniz şu tarihte var ayırabilirim.
-Yok ben o tarihte gelemem mutlaka bu tarihte gelmem lazım.Şimdi ben o tarihte çıkıp gelsem kapınıza gene mi oda yok??
-(Bu durumda la havle çekilir) Şu anda o tarihte rezervasyon listemiz dolu görünüyor.Gelecek kişiler kaparolarını da yatırmışlar.Fakat tabiiki hastalık var sağlık var ,herhangi bir problem olmazsa o tarihte bütün odalarımız dolu.
-Haaaa… peki o tarihte biri gelemese yerine ben gelsem??Olmaz mı?
-İptal olursa önce size haber veririm tabi.
-Yok öyle değil ,sen bana gelecek olanın adını telefonunu verecen ben onunla konuşup ikna edicem.!
-??!! Malasef efendim böyle bir bilgi vermeye yetkim yok.
-Patronunu versene bana sen , ben onunla hallederim.
-….
Klima var di mi??
Sonbaharda bir grupla birlikte otele giriş yapan müşteri akşam odasına ek battaniye istedi.Biz de verdik.
Sabah kahvaltıdaki diyalog şöyleydi;
-Ya biliyorum çok olacak ama bir tane daha battaniye alabilirmiyim?
-Malesef efendim tüm battaniyeleri dağıttık hiç kalmadı.Galiba size de iki tane vermiştik.
-Ya evet ama biz dün gece donduk.
-Klimanın ayarını yükseltebilirsiniz isterseniz, ya da battaniye bulmaya çalışırım.
- AAA klima var dimi ??!! Ne iyi fikir ,ne iyi ettiniz de söylediniz bu akşam çalıştırırız…
-…??!!
Önce benimle dalga geçiyor sandım,pot kırdım diye ödüm koptu.Meğer 15 m2 odada klimanın varlığını unutmuş..
HEP BIZIMI SIKAYET EDECEKLER ?
HİZMET SEKTÖRÜNDE ÇALIŞAN TÜM ARKADAŞLAR!
BURAYA İÇİNİZİ DÖKÜN.EVET EVET ARAMIZDA KALACAK
DÖKÜN İÇİNİZİ ÇÜNKÜ ÇOK İHTİYACIMIZ VAR.
Kendini bilen karşısındaki insanın yaptığı işe değer veren müşteriler.
(SİZLER OLMADAN OLMAZ)
Bazen teşekkür edip sizi işinize motive edenler.
(ONLAR MÜŞTERİ DEĞİL MELEKLER)
Hatta nadir’de olsa yapığınız işi üst makamlara ne kadar iyi yaptığınızı iletenler.
(MİLYONDA BİR OLUR)
Gözünüzün üzerinde kaş var diye sizi sürekli şikayet edenler.
(SİZİ MERKEZE ŞİKAYET EDİCEM)
Diğer yanda aşırı ilgi bekleyen şımarık müşteriler.
(SEN BENİM KİM OLDUĞUMU BİLİYORMUSUN)
Kendisini çok akıll zannedip bizleri keriz yerine koyanlar.
(GENELLİKLE YEMESEKTE YERİZ)
Üç kuruş para verdi diye sizi satın aldığını düşününenler.
(ELİNE EN PAHALI ARABA ANAHTARLIĞI ALTINCI PARMAĞI OLMUŞTUR)
Patron yokmu? Buranın en yetkilisi kim? Diyenler
(SENİN ÖNEMİN YOK.ÖNEMLİ OLAN İNDİRİMİ EN ÇOK KİM YAPAR)
Hakaret, küfür, saldırı ve daha neler neler…Hep bizimi şikayet edecekler.

Çalamayınca kesti
Falça yardımı ile alarmı sökmeye çalıştı.
Sökemeyince eteğin önüne ve arkasana falçata ile çizikler attı.
Yapan müşteri tespit ediliyor, fakat birşey yapılamıyor


Yaptığı çirkeflik yanına kar kalıyor….
Müşteri her zaman haklıdır…
Banka hikayeleri
Müşteri:Para çekecektim
Banka:Hangi hesaptan?
M:Benimkinden.
B.Tamam da beyfendi sizin hesap nosu kaç?
M:Bilmiyorum.
B:İsim neydi?
M:Benim kendimin mi?
B:Yok ebenin.. (Denemiyor tabi Smile )
* * * * * * *
Banka memuru:Günaydın.Sizin işlem neydi?
Bir arkada bekleyen bayan:Sohbet etmeyi bırak da işini yapsana kardeşim!
* * * * * * *
M:Ben Aycell faturasını bankadan yatırdım.Ama hattım borcumdan dolayı kapandı.
B:Nasıl olur?Biz Aycell tahsilatı yapmıyoruz ki?
M:Ben Oyak’tan yatırdım zaten.
BConfused??
M:Ona bir baksak.Olmuyor mu?Oyak çok kalabalık da..
B:Olur mu kardeşim.Ben nasıl görürüm Oyak’ın hesaplarını?
M:Şundan baksan?(bilgisayarı gösteriyor.)Hani onlar da ordan bakıyor da. Olmuyor mu öyle?
B:Oluyor canım.Hatta elim değmişken tapuda muhtarda falan işin varsa onu da aradan çıkaralım.
* * * * * * *
(Kredi kartları için call center genelde anne kızlık soyadını ve mezun olunan ilk okulu güvenlik şifresi olarak kullanıyor.)
B:Mezun olduğunuz ilkokul?
M:Ben lise mezunuyum.
B:Tamam da bana ilkokul adı lazım.
M:İyi de ben liseyi bitirdim!
BConfused ?
B:Anne kızlık soyadı?
M:Bilmiyorum.
B:Pratiğiz ya!)Dayınızın soyadı ne?
M:Yahu bir kart vereceksiniz taa dayımı karıştırıyorsunuz.İstemem kart mart.(hışımla şubeyi terk eder..)
Bikini
Biz yaz sezonunda bir çok model bikini satışı yapıyoruz
O kadar ilginç sorular geliyor ki! bunlar dünyadamı yaşıyor başka yerden mi geldiler? cinsinden sorular akla geliyor
En komiği dün geldi müşteri soruyor
“ pardon pardon” bizde buyurun hanımefendi” bu bikiniler su geçiriyomu?”
Ne bu ya bikini tabiki, bizde şaka olsun diye “geçirmez hanımefendi, ama denize havuza girmeyin ozaman geçirir”
Bayan yanında ki kıza döndü “gördün mü ben sana dedim dandik bunlar hadi çık kız”
Hepimiz donduk kaldık nereden geldi dedik bunlar …
BEYAZ EŞYA
Buzdolabında mum yaktı
Diyarbakır’da buzdolabının içini aydınlatan ışığı yetersiz bulan bir vatandaş, içine birkaç mum yerleştirerek kendince sorunu çözmüş. Ancak mum buzdolabının tavan kısmını yakınca da “Bu nasıl buzdolabı” diyerek üründen şikâyetçi olmuş.
‘Sebzeliği büyütün’
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki tüketici toplantısında bir kişi, buzdolaplarının sebzeliklerinin daha büyük olması gerektiğini söylemiş. Bu talebin nedeni sorulduğunda, “Yaz ayları çok sıcak geçiyor. Ayakkabılarımızı içine koyup soğutuyoruz. Sebzelikler büyük olursa daha çok ayakkabı alır” yanıtını vermiş.
Eritti, ‘değiştirin’ dedi
İstanbul’da bir müşteri, elektrikli su ısıtıcısının eridiği şikâyeti ile servise başvurmuş. Şikâyet incelenince ısıtıcının elektrik ile çalıştığını bilmeyen müşterinin, ocağının üzerine su ısıtıcısını koyarak su kaynatmaya çalıştığı anlaşılmış. Ocaktaki ateşin erittiği ısıtıcının yenisi ile değiştirilmesinde müşteri çok ısrarcı olmuş.
Buzdolabında minder keyfi
Erzincan’da aşırı sıcaklardan bunalan bir ev hanımı raflarını çıkardığı buzdolabının içine minder koyarak oturmuş. Kapısı açık kalan buzdolabının kompresörü bozulunca ‘iyi soğutmuyor’ diyerek firmanın ürününden şikâyetçi olmuş.
‘Ocağa koydum ama…’
Diyarbakır’da fritöz alan bir tüketici, ilk kullanımda fritözün eridiğini görünce hemen bayinin yolunu tutmuş. Erimiş fritözü göstererek, ‘arızalı mal satıldığını’ iddia etmiş. Nasıl kullandığı sorulunca da “Ocağı yaktım, fritözü üzerine koydum, ama hemen eridi” demiş.
‘Elbisemi yaktı’
Mersin’de fırının içinde elbisesinin yandığını söyleyen bir müşteri teknik servisi çağırmış. Elbisenin yanarak fırının içine yapışmasından yakınan tüketiciye fırınında sadece yemek pişirmesi önerilmiş.
‘Yumurtaları patlattı’
Şanlıurfa’da bir müşteri, satın aldığı mikrodalga fırında yumurta kaynatmayı denemiş. Fakat basınç nedeniyle yumurtalar patlamış. Ancak şans eseri mikrodalga infilak etmemiş. Müşteri “Yumurta bile kaynatamıyor, bu fırını ne yapayım” diyerek fırını iade etmeye kalkışmış.
Lahanayı makinede yıkadı
‘Bu makine çiziyor, iyi yıkamıyor’ diye servise başvuran bazı tüketicilerin, ‘daha temiz olsun’ diye ıspanak, lahana gibi yıkanması zor sebzeleri bulaşık makinesinde yıkadıkları tespit edildi.
Ütüyü ocakta ısıtmaya kalktı
Mersin’de son model ütü alan tüketici, elektrikler kesilince, ütüyü ocakta ısıtma yöntemini denemiş. Ancak ütünün gövdesi yanmış. Bunun üzerine değiştirilsin diye bayiye başvurmuş
DİKKAT ISIRIR ?
RESİMDE GÖRÜLEN ALARM BİR İNSAN ? TARAFINDAN DİŞİ İLE SÖKÜLMÜŞTÜR…
Etrafı ısırmadan hırsız yakalanmıştır.
HAVA YOLLARI
SAHİBİNİ ARAYAN TELEFON
Telefon ekranlarında şebeke sinyallerine ulaşılamadığı zaman “şebeke arıyor” şeklinde bir yazı yazar, aslında belirtilmek istenen servis sağlayıcısının kapsama alanında bulunmadığıdır. Bu durumla ilk kez karşılaşan kullanıcı, telefonunun üzerindeki ‘şebeke arıyor’ yazısını görünce ilgili servisi sağlayan firmanın müşteri hizmetlerini arayarak “Kardeşim beni niye arıyorsunuz?” diye sormaya kalkışabiliyor.
THY HOSTESLERİNİ DE ÇILDIRTTILAR
THY Danışma Hattı’nı arayan bazı vatandaşlarla, görevliler, hostesler arasında geçen diyaloglar THY çalışanları tarafından derlenmiştir.
“- İyi günler, danışma? – Bugün nereden bilet alabiliriz? Sadece Taksim ve havalimanı açık bugün. – Anladım. Taksim’deki havalimanının telefonunu alabilir miyim?
- Semiha Yankı Havalimanı’nın telefonunu alabilir miyim? (Sabiha Gökçen denilmek isteniyor.)
- Diyarbakır’a yer var mı acaba? – Maalesef yok efendim? – O zaman beni yedek kulübesine yazar mısınız?
- İyi günler iç hatlar. – Bant kaydı mısınız, yoksa gerçek mi? – Gerçeğim hanımefendi – İyi o zaman, iyi günler.
- İstanbul’a son uçak kaçta? – Nereden? – Buradan. – Nereden arıyorsunuz? Şehir içinden. – Nereden? – Erzurum’dan.
- Ne kadar kalacaksınız Almanya’da? – Neden soruyorsunuz? – Ona göre bilet keseceğim. – Olsun ben uçakta kalmayacağım ki otelde kalacağım.
- Bizans Class’a rezervasyon istiyorum.
- (Adana uçağında yolcu karşılayan hostes, koltuğunu bulamayan yolcuya sorar) Hangi numarada oturuyorsunuz beyefendi? Sanayi Mahallesi No: 14.
- Yolcu: Kars’a yer var mı? THY: Maalesef yok efendim. Yolcu: Arada bir yerde falan yok mu, askeriz de.
- THY: İndirim belgeniz var mı? Yolcu: Var komutanım.
- Diyarbakır’dan arayan yolcu: İyi günler abi, ben İstanbul’a uçacağım da, pasaport lazım mıydı?
- Kuşkucu bir bayan: Affedersiniz eşim Londra’ya uçuyor, yanındaki arkadaşının adı dilimin ucunda; ama hatırlayamıyorum, siz bir bakıp söyler misiniz bilgisayardan? THY: Yolcu hakkında bilgi veremeyiz efendim. Bayan: Şey, bari yanındakinin bay mı bayan mı olduğunu söyleseniz, benim için çok önemli.”
alıntıdır
Ayakkabılar Su Geçiriyor
Avantaj AVM de çalıştığım dönemde müşterinin biri arkadaştan ayakkabı satın aldı.. Ürünün su geçirip geçirmediğini sordu bizde aşırı yağmurda su alır, sadece goratex/puratex-waterproof özellikteki ayakkabılar su geçirmez dedik. Müşteri ürünü aldı..
1 ay sonra müşteri geri geldi.. “Bu ayakkabılar su geçiriyor.
Dün arabamı yıkıyordum üst kısımlardan su aldı”.dedi.
Ürünü müşteriyi kırmamak için firmaya yolladık tabiki sonuç negatif.
Gelde şimdi müşteriye haber ver
Her neyse ürün geldi müşteriyi aradık ayakkabınız incelemeden geldi alabilirsiniz dedik.
Ertesi gün geldi ” ayakkabıda herhangi bir üretim hatası tespit edilmemişti, su geçirmezlik spreyi ve bakımı yapıldı dedik ve ayakkabıyı aldı gitti 15 dakika sonra geri geldi.
Ayakkabıyı giymiş WC gitmiş ayağını lavaboya sokup test etmiş ayakkabı yine üstelerden su alıyor. (Ayakkabı hakiki deri bağcıksız kauçuk taba üst kısmı dikişli model) çoraplarım bile ıslandı dedi ve tartışmaya girmemek için HERZAMANKİ GİBİ MÜŞTERİ HAKLIDIR DEYİMİ.
Aldık yine yolladık firmaya bu defa rica ettik değiştirdiler.. Sonuçta üründe bir kusur yok. Kusur o ayakkabıyı alan müşteride..
Ayakkabıyla araba yıka su alınca getir
Firmaya gitsin geri gelince WC’de test et
bu tavuk günde kaç tane yumurtlar
Markette poşetli tavukların olduğu reyondan sorumluyum.
Müşterinin birisi geldi, ” bu sattığın tavuklar günde kaç tane yumurtluyor?” dedi. tabi bende altta kalırmıyım hiç.
Abi dedim sen ne kadar yem verirsen o kadar yumurtlar dedim…
Müşteri de ” lafı gediğine iyi koydun” dedi gitti ne yapayım kaşındı ama …
Münibüs beklemez…
Bir minübüs hattında 3 araba var ve bir durakta rahat 25 dakika falan bekleniyor durağa geldikten 15 dk falan sonra bi adam gelip
“şu poşet şurda dursun ben gelicem karşı markete gidip gelceğim” dedi.Bende abi 5 dk falan sonra gidicez acele et biraz dedim.
“Ben sizi durakta bekliyorum sizde beni bekliceksiniz” dedi o arada sanki adam babamın oğlu ,sen beni tanıdın mı? diyor ben nerden tanıcaksam onu…
Zaman dolup hareket ettigimizde diğer arabaya bıraktım paketlerini yola çıktım. Acelesi 25 dakika sürmüş, gelmiş bir daha bizi beklemicekmiş.
PB NW

4.5 sene çalıştığım çok unlu bır bayan gıyım magazasında cüzi maaş + prımle ve asla oturmadan 11 saat çalışan satış danışmanıydım.
Müşteri bayan geldi ve kendisine servis vermeye başladım. 4 saate yakın kabinde kaldı ve ben yüzlerce kez ürün getir, götür, katla, depodan bul, beden ayarla, kırıştıktıktan sonra ütüle… neyse o gün hakkikaten ölmek istedim.
Saatlerce kabinde kalan bu şahıs kasada sadece 3-4 müşterinin sırada olmasının böyle bir isme yakışmadığını sıraya asla giremeyeceğini bağırarak belirterek gitti.
4 saatlik işkenceden sonra yaptığım işten soğudum, herşeyden soğudum.
MÜŞTERİ HİZMETLERİ
MÜŞTERİ HİZMETLERİ
MT: – isminizi ögrenebilir miyim?
Abone: Ne yapcaksiniz ismimi, ben hat sahibi degilim.
MT : Hitab etmek açisindan sormustum.
Abone: Siz bana kisaca Rüzgarin Oglu diyebilirsiniz …
———————————————————————-
Tek.Des: Günaydın. Size nasıl yardımcı olabilirim?
Müşteri : Merhaba. Yazıcım çalışmıyor da…
Tek.Des: Anladım. “Başlat” tuşuna basar mısınız?
Müşteri : Bak dostum! Ben Bill Gates değilim. Bana öyle teknik konuşma!
İSTANBULUN FETTİ
- Iyi günler, hosgeldiniz, nasil yardimci olabilirim?
- Para çekemiyorum ben…
- Sifrenizi yanlis giriyormussunuz Ahmet bey!…
- Sifre mi? Benim sifrem hep aynidir, Istanbul’un kurtulusu…
- Lütfen, bana sifreyi söylemeyin efendim.
- Hah, tamam hatirladim, 1956!!!
- Efendim o Istanbul’un kurtulusu degil ama…
- Yaaaa!… Kaçti Istanbul’un kurtulusu?
- Efendim ben malesef söyleyemem bunu size.
- Niye sen de mi bilmiyosun?…
- Biliyorum, ama güvenlik açisindan benim sifreyi bilmemem gerekiyor.
- Ben sana sifreyi sormuyorum ki!… Istanbul’un kurtulusunu soruyorum.
- Evet, ama… ???!!!
Market kasiyeri olda gör …
Merak ediyorum insanlar bir markete ya da alışveriş yaptıkları bir yere gidince alışveriş yaptıkları için neden mağazayı yönetme gibi bir hak buluyorlar.Geçen sene büyük bir markette sezonluk kasiyer olarak işe girdim. Girmez olaydım! Müdür yardımcıları bi’ yandan, müşteriler bi’ yandan insanda sinir diye bir şey bırakmıyorlar.En basitinden müdür yardımcımız olan sorunlu yaratık müşterilere öyle bir yalakalık yapıyor ki yanında çalışanların insan olduğunu unutup, erkekleri dahi ağlatacak kadar adi laflar kullanıyor çalışanlara müşterilerin yanında.O gün beni express kasaya verdiler, sadece 5 parça ürünle geçilebilen. İnsanlar ekmek almaya dahi geliyorlar kredi kartı geçirtiyorlar. E doğal olarak kasa yavaşladı, sıra uzadı. İnsanlar söylenmeye başladı az çok.“Eyvah” dedim kızmaya başladım ben de. Arka taraftan bi’ kadın- “Hadi kızım be, şu kasayı hızlandır salak mısın nesin” dedi.Sustum bir şey söylemedim. Yavaş yavaş sıra kadına geliyordu. Zaten önceki günden sinirliyim yeteri kadar, tansiyonum düştü eve gönderdi diye müdür yardımcısı beni müdür bana savunma yazdırdı. Her neyse…Sıra bana söylenip, hakaret edip duran o “cici” teyzeye geldi. Bir ekmek, bir de terlik almıştı. Önce ekmeği geçirdim kasadan, sonra terliği.Terliği geçirdikten sonra poşetlerin olduğu yere koyarken, terlik elimden kaydı ve tam poşet almak için eğilmiş olan kadının kafasına isabet etti.Görenler tabi bastı kahkahayı. Eh dedim ben de içimden “Allah’ın sopası yok”Ve bunun gibi daha bir çok olay. Sen kimsin bana hakaret edebiliyorsun. Üstelik sadece hakaret edenler de yok. Küfür edenler dahi çıkıyor. Ama insanın sabrı da bir yere kadar.Ertesi gün zaten densizin biri de yine kasa yavaşladı diye küfür etti bana ve sonrasında çıkan tartışma yüzünden beni korumaya çalışan güvenlik görevlimize. Ben de sinirlendim, kalktım kasayı bıraktım.Adamın bana söylediği ve ettiği hakaretleri tatlı bi’ dille kendisine iade edip, ardından gelen müdür yardımcımıza da ne kadar adi ve aşşağılık bi’ insan olduğunu söyleyip, zaten işe de aslında ihtiyacım olmadığından çektim gittim…
Sabır sabır bir yere kadar ama değil mi. Anlamıyorum bu insanları hem de hiç.
Güven önemli bir mesele
Tüm ürünlede yüzde 25 indirim var kadının biri 4 parça ürün aldı daha yeni bankacı olmuş neyse ürünleri kasya indirdik indirimini hesapladık kadın itiraz etti .niye deik siz dedi indirimi hepsinin üzerinden yaptınız tek tek hesaplarsanız indirim oranı farklı çıkar dedi
)dedim ki hanfendi tek tek yüzde 25 i hesaplasanız da toplu olarak hesaplasanızda ödeyeceğiniz para aynı çıkacaktır ama ikna edemedim kadını neyse aldı eline hesap makinesini kendine göre bi hesaplar falan yaptı evt haklıymışsınız dedi ben bankacıyım ya kendim hesap yapmadan inanmam dedi
) sen gibi bankacıyı dedim içimden..:)
Oyalayan müşteri
dünyanın en lanet, en rahatsız edici ve kendini akıllı zanneden insanlarından oluşan bir güruhun sürekli olarak oturuğu masadır bu masa. bu kişiler, yedikleri haltın iyi bir halt olduğu zannıyla her gün aynı masayı işgal etme çabasındadırlar. ilk olarak 2 kişi gelir mesela, akabinde 3-4 kişi daha gelerek kalabalık bir imaj oluşturma çabasına girişirler. ilk gelenler, kendilerine sipariş almak için gelen garsonu “arkadaşlarımız gelince sipariş vericez” diyerek başlarından savarlar. kalanlar geldikten sonra garson yeniden uğrarsa bu sefer de “evladım hele bi soluklanalım da öyle” bahanesi kullanılır va garson yeniden postalanır. o sırada elemanlardan birisi içeri girip cafe içinde olmayan içecek bakar, uygun tercih tespit edilince masaya dönülür ve bu dakikadan sonra garson giderse iki taktik uygulanır. 1) garsona bir kişi sipariş verecekmiş gibi tüm ürünleri saydırır, “hay allah x yokmuş” diyip bir müddet daha süre istenir. 2) içeriden gelen gözcünün “burda y yokmuş” sözü üzerine garson çağrılır ve “y” istenir. bu esnada yaklaşık 1 saat süre geçirilmiştir cafede. artık bu noktadan sonra daha fazla garson baştan savmak mümkün olmayacağından, masadakilerden birisi -en ucuz ürün olduğundan- çay ister bir bardak. çay geldikten sonra o çay imamın abdest suyuna dönünceye dek içirilip bitirilmz. yaklaşık 20-25 dakika sonra yarıya inen çayı boş toplayan elemanlara da teslim etmeyen masa, yaklaşık 40 dakika sonra -eğer o gün bonkör günlerinde iseler- bir çay daha isterler. bu döngü yaklaşık 6 saat kadar devam eder. ödenen 2-3 milyon hesaptan sonra 7-8 kişilik masa kalkıp gider, siz de küfür lügatınızı genişletirsiniz.
şimdi kimse bana gelip de “müşteri haklıdır, orda bişi içmek istemeyen de olabilir, paraları yoktur, het, höt” demesin. görgü kurallarının, insanlığın arkasına sığınarak işletmenin gidişatını sarsacak bir saçmalığın altına imza atmak kimsenin hakkı değildir. herkesin maddi durumu zayı olabilir, herkesin yaşadığı sıkıntılar olabilir, ama bu şekilde bir saygısızlığın -nazarımda- dilencilikten pek bir farkı yoktur. ben kimseye “parası olan gelir keyfini çıkarır” demiyorum, ama başkalarının o masayı değerlendirmesine izin vermeyip üstüne üstlük garson oyalamanın, bir de bu yetmiyormuş gibi 3 kuruş için insanı süründürmenin alemi yoktur.
“ekşi sözlükten alınmıştır”
Çift kaşarlı tost
musteri: garson bana bir kasarli tost bir de ayran ama tostun kasari bol olsun…
-garson (ayni zamanda mekanin sahibinin oglu): isterseniz cift kasarli yaptirayim efendim. (kasarli 1 ytl, cift kasarli 1,25 ytl)
-musteri: hayir ben sizden tek kasarli tost istedim ama kasari bol olsun …
-garson: ?!?!?!? (iceriye seslenerek) ahmet abi bu masaya tek kasarli bir tost ama kasari bol olsun…
Uyanık ve terbiyesiz müşteri
Yemek yemek için kaliteli bir lokantaya 1 kız 2 erkek gelir.
5 lahmacun 3 pide ve içecek siparişi verirler.lahmacunlar önce gelir,sonra pideler masadadır.
Biraz sonra masadan bir erkek bağırakak garsonu çağırır ve lahmacunun içinde sinek olduğunu garsona gösteririler.Hakaret,bağırış,kusma sesleri ver yansın içerisi müşteri dolu ve tüm müşteriler yemeklerini bırakmış olayı izliyor.
Garson şefi, şef müdürü, çağırır ve son aşçı başı gelir özür dilenir ortalık sakinleştirilir.
Bu arada aşçı başı kamera kayıtlarını hızla incelettirmektedir …Çünkü
LAHMACUNUN İÇERİSİNDE PİŞMEMİŞ BİR SİNEK DURMAKTADIR.
KAYIRLARDA LAHMACUNUN İÇERİSİNE SİNSİCE ATILDIĞI GÖRÜLMÜŞTÜR
eh söylenecek birşey varmı…Ye ye bir numara hesabı ödemen çık
not:müştericik yaptığı rezilliği masa masa dolaşıp anlatmak istemiş fakat konuşamamıştır.
Ezik müştericik
AH EZİK MÜŞTERİCİK AH
Müşteri 10 gün kadar önce aldığı ürünleri değiştirmek için mağazaya gelir . Kasadaki kasiyer müşteriden faturasını ibraz etmesini ister. Ancak müşteri faturasını almadığını, kesinlikle burada unuttuğunu, kasiyerin kendisine vermediğini üstüne bastıra bastıra tekrarlar… Kasiyer unutulan müşteri faturalarının arasına bakar ve burada bulunmadığını söyler.. Kasiyer müşteriye aldığı tarihi hatırlayıp hatırlamadığı eğer hatırlıyorsa alışveriş tarihinden yardımcı olabileceğini söyler. Bu yardım talebi karşısında kızan müşteri yüksek bir ses tonu ve küfürle karışık sen benim kim olduğumu biliyormusun? 3 kuruşluk şeyi aldığım tarihimi hatırlamam gerekiyor diye bağırır.. Mağaza müdürü olaya dahil olur ve içerde başka müşterilerinde olduğunu söyleyerek müşteriye sakin olmasını rica eder.. Buna dahada sinerlenen müşteri ne yapacağıma senmi karar vereceksin diyerek müdüre de bağırmaya başlar. Bunun üzerine müdür faturası olmadan hiçbir işlem yapamayacağını belirterek müşteriye faturasını ibraz etmesini söyler.. Faturasının kendisine verilmediğini tekrarlayan müşteri şikayet edeceğini söyleyerek telefon etmek için elini cebine götürür. Telefonu çıkarırken cebinden ürünlere ait fatura düşer.. Mağaza müdürünün beyfendi faturanız bakın sizdeymiş demesi üzerine a….. ko….. ço…. sen bana yalancı diyosun diyerek bağırır ve çeker gider…….
Bu da demek oluyoki müşteri herzaman haklı çıkamayabiliyor..
AH EZİK MÜŞTERİCİK AH
teşekkürler Emre
musteridensikayetimvar.com
2008
Kösele ayakkabı ve araç yıkama
Anlatılmaz yaşanır
ANLATMAKLA OLMAZ YAŞAMAK GEREK
Müsterimizle 3 ay önce sıkı pazarlık ve garanti istekleri altında (her türlü garantiyi istiyor)
Kösele bir ayakkabı satın aldı değeri 150 ytl.
Satış sonunda müşteri ile aramızda geçen diyalog bu
SATICI- “KÖSELEYİ AYAKKABIYI YAĞMURDA GİYMEMEYE ÇALIŞIN AYAĞINIZ ISLANABİLİR
MÜŞTERİ- BEN OTOBÜS YIKARKEN BUNLARI GİYMEYECEK MİYİM ?
SATICI- EVET EFENDİM, GİYMEZSENİZ İYİ OLUR
MÜŞTERİ- 150 VERDİKTEN SONRA BEN BUNLARLA YATARIM BİLE…
Ayakkabıyı 1,5 ay sonra geri getirildi, iadesini istiyor, tabanında kocamnan bir delik
Merkeze inceleme gitti, sonuç kullanım hatası.
Ayakkabı hakkında yeterli bilgi vermediğim için şikayet bana döndü, merkezle müdür arasında sıkı bir telefon trafiği yaşandı,Müşteri çirkeflik ve tehtitle ayakkabısını iadesi aldırdı.
Müşteri yine aynı ayakkabıdan aldı. Bu sefer servisi müdürümle verdik en sonunda yine tekrarladım.
KÖSELE AYAKKABIYI YAĞMURDA VE ISLAK ORTAMLARDA UZUN SÜRE GİYMEMEYE ÇALIŞIN AYAĞINIZ ISLANABİLİR!KÖSELE DEFORME OLABİLİR.
CEVAP: TAMAM ANLADIM GEÇEN SEFERDE SÖYLEDİN,NASIL AYAKKABI KULLANACAĞIMI BANA SEN Mİ ÖĞRETECEKSİN ? İSTERSEM YATARKENDE GİYERİM.
SANANE TEZGAHTAR BOZUNTUSU ! NEKADAR UKALA BİR FİRMA, BİR DAHA BURAYA GELMİYECEM VE KÜFÜR (MARKAYA) TABİ
İYİ GÜNLERDE KULLANIN DEĞERLİ MÜŞTERiCİK.
NOT:1 AY SONRA TEKRAR GELDİ. İŞ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GİTTİ SONUÇ TÜKETİCİ HATASI. YATARKEN BİLE GİYENSİN ARTIK.
150 YTL KARSILIĞINDA RUHUMUZU BİLE SATIN ALABİLİLECEĞİNİ ZANNEDEN MÜŞTERİCİK.
KÖSELE AYAKKABI İLE ARAÇ YIKANMAZ….
Müsteri herzaman haklı mı ?
Müsteri herzaman haklı mı ?
Tüketici haklari konusunda Müsteri her zaman hakli mi? sorusunu irdelerken çesitli ülkelerdeki mahkemelik olaylari arastirmislar ve bulduklari belgelerden birisi.
Olay gerçek…
WorldPerfect (Bilmeyenler için yaziyorum, bilgisayari -elektrikli- daktilo
gibi yapan bir programin yapimcisi)…
Bu Sirketin müsteriye yardim hattinda banda alinmis bir telefon konusmasini okuyacaksiniz.
Bu konusma sonrasi WorldPerfect gorevlisi isinden kovuluyor.
Kovulan gorevli WorldPerfecti kendisini “Gerekçesiz” isten çikardigi için mahkemeye veriyor.
Iste bu konusmanin desifresi.
-WorldPerfect yardim hatti, buyrun, nasil yardimci olabilirim.
-WorldPerfect`te bir sorun oldu.
-Nasil bir sorun?
-Yazi yaziyordum, birden bütün kelimeler gitti.
-Gitti mi?
-Yokoldu!
-Ekranda su anda ne görüyorsunuz?
-Hic bir sey.
-Hic bir sey mi?
-Yazdigim hiç bir şey ekrana çikmiyor.
-Hala WorldPerfect programinda misiniz yoksa programdan çikitiniz mi?
-Bunu nereden bileyim.
-Ekranda bir “C” harfi görüyormusunuz?
-Bir “hece” mi..
-Bosverin. Ekranda yanip sönen bir çizgi var mi?
-Söyledim ya hiç bir sey yazmiyor.
-Monitör üstünde yanan bir lamba var mi?
-Monitor ne?
-Ekrani olan yer, televizyon gibi… Çalistiginizi gösteren kücük bir
lamba var mi?
-Bilmiyorum.
-Monitorün arkasina bakin, oraya bir elektrik kablosu giriyor olmasi
lazim. Görebiliyor musunuz?
-Evet.
-Harika, o kabloyu takip edin duvarda elektrige baglimi bana soyleyin.
-Bagli.
-Harika. Monitorün arkasina bakinca bagli olan tek kablo mu gördünüz,
yoksa iki tane mi?
-Görmedim.
-Tekrar bakar misiniz, ikinci bir kablonunda bagli olmasi lazim.
-Evet buldum.
-Tamam, simdi onu takip edin bilgisayara bagli mi diye bakin.
-Kabloya ulasamiyorum.
-Ulasmayin, bagli mi diye bakabilir misiniz?
-Olmuyor.
-Bir seyden destek alip egilip bilgisayarin arkasina baksaniz…
-Egilmek dert degil, karanlik oldugu için bakamiyorum.
-Karanlik?
-Ofisin isiklari kapali, pencereden gelen isik yetmiyor.
-Ofisin isiklarini yakin.
-Yanmaz.
-Neden?
-Elektrikler kesik.
-Elektrikler mi kesik. Tanrim..! (kisa bir sessizlik) Bilgisayarin
kutusu, kitaplari herseyi
duruyor mu?
-Evet dolapta.
-Simdi bilgisayari sökün, aynen aldiginizdaki gibi paketleyin ve
aldiginiz dükkana iade edin.
-Durum bu kadar kötü mü?
-Korkarim öyle!
-Peki tamam. Onlara ne diyecegim?
-”Ben bilgisayar kullanamayacak kadar aptalim” diyeceksiniz…
————————————————————————————————————————————————–
demek ki neymiş :
derdini dinledim, derdimden iğrendim…
onun derdini gördüm, kendi derdime imrendim….
